İtalya’da roadtrip macerası bölüm 7: Porto Venere, Pisa, Pontedera

Porto Venere

İşte önceki yazılarımda bahsettiğim, İtalya’nın batı sahillerinin belki de en güzel noktası, sürpriz şehir Porto Venere.

Image

Vaktiniz kısıtlı ama yine de dillere destan Porto Fino’yu görmek, Cinque Terre’nin her bir köyünün daracık sokaklarında dolaşmak, el yapımı ürünlerinden almak, bu sahil şehirlerinin mimari yapısına hayran kalmak, masmavi sularında yüzmek istiyorsunuz. Hepsini kısacık tatilime nasıl sığdıracağım diyor ama işin içinden bir türlü çıkamıyorsunuz. Porto Venere, işte bütün bu dertlere derman oluyor. Nedense Lonely Planet kitaplarına girmeye layık bulunmamış, bizimse hem Unesco dünya mirasları listesinde yer aldığı hem de yol üstünde olduğu için 1-2 saat uğrayıp ‘bakalım ne varmış’ diyerek tesadüfen girip parkmetreye yalnızca 2 saatlik para atıp sonrasında buna pişman olduğumuz bu şehir, Liguria bölgesinin tüm karakteristik özelliklerini içerisinde barındırıyor.

Portovenere’nin parlak renklere boyanmış evlerle çevrili sahil şeridinin bir kısmı liman, bir kısmı da halk plajı olarak kullanılıyor. Duş da mevcut olan halk plajındaki deniz kirli değil ama biraz bulanık. Bence burada denize girmek yerine biraz sabredin, deniz eşyalarınızı da yanınıza alıp, 1113 yapımı eski kapıdan geçerek şehrin aynı zamanda en işlek caddesi olan ortaçağ sokağında (Via  Cappelini) yürümeye başlayın. Bu sokakta onlarca el yapımı ürünler satan dükkan, deri dükkanları ve zeytinyağcılar mevcut. 95 numaradaki Olioteca Bansigo’da çeşit çeşit zeytinyağını tadabilir, ister teneke, ister cam şişeye istediğiniz miktarda doldurtabilirsiniz. 84 numaradaki Grotta dell’Artigiano ise ister kendinize ister sevdiklerinize hediye almak için birebir.

Image

Via Cappelini’nin sonuna geldiğinizde karşınıza bahçesindeki tarihi surlardan izlenebilen şahane deniz manzarasıyla 13 YY’dan kalma San Pietro kilisesi çıkıyor.

Image

Kiliseyi arkanızda bırakarak tepeye doğru devam ettiğinizde ise Andria Doria Kalesiyle karşılaşıyorsunuz. İşte tam da buralarda denize doğru bakarsanız, kayalık sahile inen merdivenleri ve masmavi sularda yüzen tek tük insanı fark edeceksiniz. Duş olmasa da Porto Venere’nin ve belki de Liguria’nın denize girilecek en güzel yerlerinden biri burası gibi görünüyor. Biz hem yanımızda deniz eşyalarımız olmadığı için denize giremedik, hem de park cezası yememek için kaleyi gezemedik ancak her ikisini de yapmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Image

Kaleyi de gördükten sonra Porto Venere’nin Eski Datça’yı andıran taş evlerle dolu daracık sokaklarında dolaşıp sahile dönerek gününüzü sonlandırabilir veya bu büyüleyici şehre biraz fazla vakit ayırarak daha ayrıntılı gezebilirsiniz.

Image

Gezdikçe aşağıdaki gibi müthiş manzaralı evlerle karşılaşabilir, buraya yerleşme hayalleri kurabilirsiniz.

Image

Son olarak, akşam yemeğinizi sahildeki restoranlardan birinden take away pizza alarak plajdaki iskelede yemeniz de şiddetle tavsiye edilir. Biz de arabaya dönüp üstümüzü değiştirip akşam biraz yüzdükten sonra iskelede pizzalarımızı yiyip ertesi sabah Pisa’ya gitmek üzere yola koyulduk.

Pisa

Pisa, yapılabilecek şeylerin sınırlı olduğu oldukça küçük bir şehir. Yalnızca Pisa kulesini görüp gitmek istiyorum derseniz bu şehre yarım saat ayırmanız yeterli. Pisa kulesinin de içinde bulunduğu Piazza dei Miracoli’yi ayrıntılı gezmek ve antik gemi müzesini görmek isterseniz yarım gününüzü ayırabilirsiniz.

Ben daha önceki gelişimde de kuleye çıkmak istememiştim, yine gereksiz bulup çıkmadım. Kulenin içinde bulunduğu meydanda Pisa’nın Duomo’su da mevcut. Yalnızca Pisa kulesini gezmek isterseniz 15 Euro ödüyorsunuz ve yaklaşık 20 dakikalık bir bekleme süresi var. Bunun dışında Duomo’nun giriş ücreti 2 Euro.  Pisa’daki diğer tarihi yerler olan Baptistry, Camposanto, Museo dell’Opera del Duomo ve Museo dele Sinopie’ye de gitmek isterseniz çeşitli kombine biletler mevcut.

Image

Pisa’da yapılabilecek diğer şey ise Museo Navi Antiche Romane di Pisa‘yı gezmek. Müzeye giderken Via Carlo Francesco Gabba adlı sokaktan geçeceksiniz. Bu sokaktan geçerken altgeçitteki şahane graffitileri incelemeyi ihmal etmeyin.

Image

Biz 15-20 dakikalık bir süre sonunda müzeye ulaştığımızda, önceden web sitesinden kontrol ettiğimiz halde müze kapalıydı ve hiçbir sebep gösterilmemişti. Siz de böyle bir sürprizle karşılaşmak istemiyorsanız telefonla arayıp sormanızı öneriyorum.

Pisa’da geçirdiğimiz birkaç saatlik sürenin ardından Piaggio müzesini ziyaret etmek üzere Pontedera’ya doğru yola çıktık.

Pontedera

Bundan birkaç sene önce tam zamanlı bir işte çalışırken, cumartesileri de çalışıyor ve kazandığım parayı harcayacak zaman bulamıyordum. Birkaç yıldır da bir motosiklet almak istiyordum ama paraya kıyıp alamıyordum. İşte bu ikisi bir araya gelince kendime bir Piaggio Mp3 aldım. Esas istediğim motor tabii ki Vespa idi ancak motor hocam bu motorun İstanbul’un çukurlarına uygun olmadığını söyleyince vazgeçmiştim. Ne yazık ki motor maceram bir kazayla son buldu. Kendi hatam yüzünden yaptığım kazanın ardından bir süre trafiğe çıkacak cesareti bulamadım, bulunca da her virajda durarak dönmek zorunda kaldım. Sonuçta ağlaya ağlaya gök mavisi Mp3’ümü satmak zorunda kaldım. Neyse ki motorlarla olan ilişkim bitmedi, artçı olarak da olsa sevgilimin Piaggio X Evo’suyla hala bu zevki yaşayabiliyorum. Günün birinde bu travmayı atlattığıma inanırsam da kendime bir Vespa almak istiyorum.

Bu kadar motosiklet muhabbeti nereden çıktı derseniz, bütün bunlar Pontedera’ya gitmemizin tek sebebi aslında. Çünkü Vespa, Gilera, Aprilia vb gibi Piaggio grubuna ait tüm motorlar buradaki Piaggio fabrikasından çıkıyor ve fabrikanın yanında, Piaggio grubundaki motosikletlerin en eski modellerinden savaşta kullanılan araçlarına, itfaiye arabalarından uçaklarına kadar her türlü aracını görebileceğiniz bir müze mevcut.

Image

Eğer yolunuz Pontedera’dan geçerse ve siz de bir Vespa/Piaggio tutkunuysanız bu müzeye gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Müzede birkaç keyifli saat geçirdikten sonra da mağazasına uğrayabilir, Türkiye’deki Vespa mağazalarından çok daha fazla çeşidi daha uygun fiyatlara bulabilirsiniz.

 

 

 

Reklamlar

2 thoughts on “İtalya’da roadtrip macerası bölüm 7: Porto Venere, Pisa, Pontedera

  1. sezen hanım merhaba,
    1 ay önce eşimle milanodan başlayıp portofino cinque terre portovenere pisa san gimignano siena roma floransa venedik verona ve como-bellagio yaparaktan tekrar milanoda bitirdiğimiz 10 günlük arabayla bir tur gerçekleştirdik. mükemmeldi. bunu mükkemmel kılmada da sitenizdeki bilgilerin nasıl yararı oldu anlatamam :) özellikle portovenereyi atlamamak adına müthişti. 10 gün tüm bu dediğim yerleri gezmek için kısıtlı bir zaman dilimiydi dolayısıyla sizin rehberinizle çok daha hızlı geziler düzenleyebildik.sadece bazı mekanları özellikle aradığımızda artık yerlerinde yoktu :) yakında inşaallah bende bir blog oluşturabilirsem otoyol ücretlerinden park yerlerine kadar detaylı bilgiler vermek istiyorum çünkü farkettimki gezecek birçok kişiye inanılmaz yol gösterici oluyor bu bilgiler.

    yani, uzun lafın kısası, o kadar yararlanıp bir teşekkür etmemek olmazdı! çok teşekkürler yazdığınız bunca detaylı güzel bilgiler için :)

    sevgiler.

    • Ayşe Hanım merhaba, böyle yorumlar okumak beni çok mutlu ediyor, daha sonra yaptığım gezileri yazmak için ihtiyacım olan enerjiyi yükseltiyor. Nazik yorumlarınız için çok teşekkür ederim :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s