İtalya’da roadtrip macerası bölüm 3: Ferrara, Venedik, Padova

Ferrara

Bolonya’dan sonraki noktamız olan Ferrara, oldukça küçük bir şehir. Öyle ki, şehrin tam ortasına konumlanmış olan ortaçağ kalesine yalnızca 100 m mesafeye arabamızı park edebildik (oysa ki İtalya’nın çoğu yerinde tarihi şehir merkezlerine en iyi ihtimalle o şehirde yaşayan insanlar arabayla girebiliyor; “ZTL” tabelalarını gördüğünüz sokaklara girmeyin, ceza yiyebilirsiniz). Şehrin görülesi yerleri arasında kale, ortaçağ duvarları, Diamond Palace ve Duomo var. Biz ilk durak olarak kaleyi belirledik ancak giriş bedelinin 15 Euro olduğunu duyunca vazgeçtik, bundan daha büyük ve daha güzel bir kale görünce oraya gireriz diye düşündük. Ancak maalesef gezimizin geri kalanında Ferrara’dakinden daha cazibeli görünen bir kale bulamadık. Bu yüzden yolunuz Ferrera’ya düşerse kalesini gezmenizi tavsiye ederim.

FerraraFerrera’nın bana göre en ilginç özelliği nüfusun %90’ının bisiklet kullanması. İtalya’nın her yerinde bisiklet çok kullanılıyor ama Ferrera’da bir başka; bisikletler vızır vızır geçiyorlar, özellikle Duomo’nun karşısındaki meydanda bisikletler tarafından ezilmemek için çok dikkatli olmak lazım, aynı Türkiye’deki arabalar gibi yayalar yokmuş gibi davranıyorlar.

Akşam Padova’yı da gezip aradan çıkarmak istediğimiz için Ferrara’daki diğer gezilecek yerleri dışarıdan, üstünkörü bir şekilde gezip (zaten Medieval Walls’u çok aramamıza rağmen ne yazık ki bulamadık) bu şehri de terk ettik, ancak yol beklediğimizden uzun sürünce ertesi sabah önce Venedik’i gezip, Padova’ya dönüşte uğramaya karar verdik.

ferrara diamond palaceFerrera’yı geçtikten sonra, Venedik yolu üzerinde, tabelasında “Parco Tomio” yazan, yemyeşil bir koru dikkatimi çekti. Hava iyiden iyiye kararmaya başladığı için sevgilim pek istemese de U dönüşü yapıp parkın yanında bulunan yoldan yukarı çıktık. Yukarıda bizi 9. YY’dan kalma bir kilise ve kilisenin hemen yanında bir ev bekliyordu. Ortam korku filmlerini aratmaz nitelikte olduğu için (sanki kilisenin içine girseydik evde oturan, muhtemelen kiliseye bakmakla yükümlü olan insanlar bizi evlerine davet ettikten sonra bayıltıp türlü işkenceler edecek ve sonra bir hafta boyunca akşam yemeklerinde yiyeceklerdi) birkaç dakika etrafımıza bakındıktan sonra Tomio’yu bir başka geziye bırakıp yolumuza devam ettik. Olur da siz gündüz bu noktadan geçmeyi başarırsanız bence yanınıza yiyecek bir şeyler alın ve Parco Tomio’da bir gezintiye çıkın.

Venedik

Otoban üzerinde bulunan Autogrill dinlenme tesisinde ilk araba konaklamalı gecemizi sorunsuz atlattıktan sonra, Venedik’te park yeri bulamayacağımızı bildiğimiz için Porto Marghera’da arabamızı park ettik ve saat başı kalkan gemiyle kişi başı 14 Euro (artı otopark parası) ödeyerek Venedik’e ulaştık. Aslında tren istasyonuna yakın bir yere arabayı park edip Venedik’e trenle gitmek daha ucuza gelebilirdi ama nedense bu aklımıza gelmedi. Zaten aşağıdaki manzarayı gördükten sonra bütün bunların pek bir önemi kalmıyor ama yine de tren olayı akınızda bulunsun.

Venedik’e daha önceki gidişimde hem İtalya’nın en güzel yeri, hem de hayatımda gördüğüm en güzel yer diye düşünmüştüm. Bu sefer de aynı şey oldu, bu büyüleyici kentin daracık sokaklarına adımımızı atar atmaz kendimizi harikalar diyarında gibi hissetmeye başladık.

Venedik’te geçen sefer fark etmeyip de bu sefer dikkatimi çeken şey, ara sokaklarındaki el yapımı ürünler satan dükkanlar. Turistlerin yoğun olduğu yerlerde daha çok Çin malı ürünler satılırken, buralarda kağıttan el yapımı maskeler, el yapımı kuklalar, sıra dışı cam tasarımları gibi farklı şeyler bulmak mümkün. Örneğin sonradan adını almayı unuttuğumu fark edip pişman olduğum aşağıdaki fotoğraftaki dükkan, diğer camcıların aksine çiçek, kuş ya da hayvan figürleri değil, uzaylı ve çikolata gibi sıradışı figürlerle süslemişti vitrinini. Ünlü Venedik maskeleri içinse bence doğru adres Alberto Sarria (Adres: San Polo 777 – Ruga Rialto S. Croce, 1807, S. Stae), burada isterseniz hazırda bulunan kağıt bazlı el yapımı maskeler satın alabilir, isterseniz ve biraz vaktiniz varsa da kendi yüzünüzün kalıbını çıkarttırıp size özel maskenizi yaptırabilirsiniz. Yani Venedik’ten alışveriş yapmayı düşünüyorsanız biraz vakit ayırıp ara sokaklarda kaybolmanızı öneririm.

Venedik’in bir başka önemli yönünün İspanya’nın tapaları gibi minik porsiyonlu “Cicheti”leri olduğunu öğrenince, Lonely Planet’in tavsiye ettiği San Polo 436 numarada bulunan Calle dell’Arco’ya gittik. Fiyatları 1,5-4 Euro arasında değişen bu minik lezzetler gerçekten de denemeye değerdi.

Cicheti

Onlarca fotoğraf, biraz alışveriş (ben kendime Linda Glass Bijoux San Polo, 417 numaradan minik bir cam küpe aldım) ve biraz yemekten sonra içimiz yana yana burayı da terkedip Padova’ya doğru yola koyulduk.

Padova

Akşam üzeri vardığımız Padova’da ilk durağımız buraya geliş sebebimiz olan, Unesco Dünya Mirasları listesindeki Orto Botanico (Botanik bahçesi) oldu. Padova’nın botanik bahçesi, dünya üzerindeki en yaşlı botanik bahçesiymiş. İçerisinde görmeyi umduğumuz gibi rengarenk çiçeklerle bezeli bir dünya olmasa da, yorucu bir günün ardından dinlendirici atmosferi ve ilginç bitki çeşitleriyle Orto Botanico da geldiğimize pişman olmadığımız yerler arasına girdi.


Botanik bahçesinin ardından, Venedik’ten yeterince alışveriş yapamadığına inanan ben (bir önceki gelişimde alınabilecek herşeyi aldığım için bu sefer yalnızca bir küpeyle yetinmiştim), yemek yiyecek bir yer ararken yol üstünde gözüme kestirdiğim Dolci Tentazioni (Via L. Belludi, 18-35123) adlı cam dükkanına girdim ve içine camdan meyveler yerleştirilmiş shot bardaklarına ilk görüşte aşık olarak 3 tane aldım. Yolunuz Padova’ya düşerse bu dükkana göz atmayı ihmal etmeyin, hem Venedik’te satılan mutfağa yönelik cam ürünlerinin çoğu mevcut hem de daha ucuz.

Alışverişin ardından küçük bir şehir turu atıp yol üstündeki bir restoranda ilk gerçek İtalyan pizzalarımızı yedik ve ardından şehre girerken bir otelden ücretsiz olarak aldığımız haritanın arkasındaki otel listesinden seçtiğimiz otelimize gidip uykuya daldık.

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s